Gündem

Mardin’de DEDAŞ Rezaleti: Bir Kablo Arızası, Saatler Süren Mağduriyet!

Saraçoğlu Mahallesi’nde öğleden sonra 15.00’te başlayan elektrik kesintisi gece yarısına kadar sürdü. Vatandaşlar sıcak, susuz ve çaresiz kaldı. Gıdalar bozuldu, sabırlar taştı: “Bu nasıl hizmet anlayışı?”

Haber Merkezi

Editör · Yayın: 12 Eylül 2026, 23:54 · Güncelleme: 13 Eylül 2026, 01:00 · 7 dk okuma

20
Mardin’de DEDAŞ Rezaleti: Bir Kablo Arızası, Saatler Süren Mağduriyet!
Mardin’de DEDAŞ Rezaleti: Bir Kablo Arızası, Saatler Süren Mağduriyet!

Mardin’in Saraçoğlu Mahallesi’nde yaşanan elektrik kesintisi, vatandaşların tepkisine neden oldu. İddiaya göre, öğleden sonra saat 15.00 sıralarında meydana gelen kablo arızasının giderilmesi için çalışma başlatıldı. Ancak arızanın onarılması saatler sürünce mahalle sakinleri, gece yarısına kadar elektriksiz kalmanın mağduriyetini yaşadı.

Yaz sıcaklarının etkisini yoğun şekilde hissettirdiği bir dönemde yaşanan uzun süreli kesinti, yalnızca aydınlatma ve günlük yaşamı değil, vatandaşların temel ihtiyaçlarını da olumsuz etkiledi. Saatlerce çalışmayan buzdolapları ve derin dondurucularda bulunan gıdaların bozulma riski artarken, elektrikle çalışan su pompaları nedeniyle bazı vatandaşların susuz kaldığı ifade edildi.

Mahalle sakinleri, basit bir kablo arızasının neden bu kadar uzun sürede giderilemediğini sorgularken, yaşanan kesintinin kendileri açısından ciddi bir mağduriyete dönüştüğünü belirtti.

Bir kablo arızası neden saatlerce çözülemez?

Elektrik kesintileri elbette teknik arızalar, hava koşulları veya beklenmeyen durumlar nedeniyle yaşanabilir. Ancak vatandaşın haklı tepkisi, yalnızca elektriğin kesilmesine değil, arızanın giderilmesi için saatlerce beklemek zorunda bırakılmasına yöneliyor.

Öğleden sonra başlayan bir kesintinin gece yarısına kadar sürmesi, özellikle sıcak havalarda yaşayan insanlar açısından kabul edilmesi zor bir tablo ortaya çıkarıyor. Vatandaşın evinde yaşlısı, çocuğu, hastası olabilir. Buzdolabında günlük tüketimi için aldığı gıdalar bulunabilir. Su ihtiyacını elektrikli pompalarla karşılıyor olabilir. Bu nedenle elektrik, yalnızca bir konfor meselesi değil, doğrudan yaşamın temel unsurlarından biridir.

Bir arızanın teknik olarak ne kadar sürede giderilebileceği elbette ekiplerin müdahale koşullarına bağlıdır. Ancak burada sorulması gereken soru şudur:

Vatandaş saatlerce mağdur olacaksa, bu mağduriyeti azaltmak için ne yapılıyor?

Arızanın tahmini giderilme süresi neden açık ve düzenli biçimde paylaşılmıyor? Kesintinin uzaması halinde vatandaşların mağduriyetini azaltacak önlemler neden yeterince düşünülmüyor? Özellikle sıcak havalarda uzun süreli kesintilere karşı altyapı ve müdahale kapasitesi neden daha güçlü değil?

Adı büyükşehir, hizmeti köy!

Mardin, yıllardır büyükşehir olmanın getirdiği imkânları, turizm potansiyelini ve gelişme hedeflerini konuşuyor. Ancak vatandaşın günlük yaşamında karşılaştığı sorunlar, bu hedeflerle sahadaki gerçeklik arasındaki mesafeyi bir kez daha gözler önüne seriyor.

Adı büyükşehir, hizmeti köy!

Bu ifade, yalnızca bir slogan değil; vatandaşın saatlerce elektriksiz, susuz ve çaresiz kaldığı bir tabloda ortaya çıkan haklı bir haykırıştır. Bir kentin büyükşehir olması, yalnızca tabelasının değişmesiyle, nüfusunun artmasıyla veya turizm potansiyelinin bulunmasıyla ölçülmez. Büyükşehir olmak; vatandaşına kesintisiz, güvenilir ve nitelikli altyapı hizmeti sunabilmekle, arızalara hızlı müdahale edebilmekle ve yaşanan sorunlar karşısında hesap verebilir bir hizmet anlayışı ortaya koyabilmekle anlam kazanır.

Mardin’in turizm kenti olduğu söyleniyor. Peki, bu kentin mahallelerinde yaşayan vatandaşlar saatlerce temel hizmetlerden mahrum bırakılıyorsa, bu tablo nasıl açıklanacak? Turizm kenti olmak yalnızca tarihi sokakları, taş konakları ve ziyaretçi sayılarıyla övünmekten ibaret değildir. O kentin insanına yaşanabilir bir hayat sunmak da bunun en önemli parçasıdır.

Vatandaşın sabrı da elektriği de kesiliyor!

Saraçoğlu Mahallesi’nde yaşanan kesinti, vatandaşların uzun süredir dile getirdiği altyapı ve hizmet sorunlarına ilişkin tartışmaları yeniden gündeme taşıdı. İnsanlar faturalarını zamanında ödüyor, yükümlülüklerini yerine getiriyor. Bunun karşılığında ise saatlerce süren kesintilerle karşı karşıya kalıyor.

Vatandaşın beklentisi lüks değil. İstediği şey, en temel hakkı olan elektrik hizmetinin mümkün olduğunca kesintisiz sunulması ve bir arıza yaşandığında sorunun makul sürede çözülmesi.

Üstelik yaz sıcağında yaşanan uzun süreli elektrik kesintileri, yalnızca evlerdeki konforu değil, küçük esnafı da etkileyebilir. Soğutucuların çalışmaması, iş yerlerindeki ürünlerin zarar görmesi, elektronik cihazların kesinti ve yeniden enerji verilmesi sırasında risk altında kalması gibi sorunlar, vatandaşın ekonomik yükünü daha da artırabilir.

Bir kablo arızasının bedelini neden vatandaş ödemek zorunda kalsın?

Yaşanan olayla ilgili DEDAŞ yetkililerinin kamuoyuna açıklama yapması, arızanın neden bu kadar uzun sürdüğünü, müdahalenin hangi aşamalardan geçtiğini ve benzer kesintilerin önüne geçmek için ne tür çalışmalar yürütüldüğünü kamuoyuyla paylaşması bekleniyor.

Vatandaşın tepkisini küçümsemek, “Arıza oldu, ekipler çalışıyor” demekle yetinmek yeterli değildir. Çünkü vatandaşın yaşadığı mağduriyet gerçektir. Saatlerce elektriksiz kalan bir ailenin, bozulan gıdasının, çalışmayan su pompasının ve sıcak altında geçirdiği gecenin hesabı yalnızca teknik bir arıza kaydıyla kapatılamaz.

Yetkililerin görevi, yalnızca arızaya müdahale etmek değil; vatandaşa karşı sorumluluğunu yerine getirmek, şeffaf olmak ve hizmet kalitesini sürekli geliştirmektir.

Mardin bunu hak etmiyor!

Mardin’in mahallelerinde yaşayan vatandaşlar, artık aynı sorunları tekrar tekrar yaşamak istemiyor. Elektrik kesintileri, su sorunları, altyapı eksiklikleri ve hizmette yaşanan aksamalar, kentin gelişmişlik iddiasıyla çelişen görüntüler oluşturuyor.

Büyükşehir statüsüne sahip bir kentte vatandaşın saatlerce bir kablo arızasının giderilmesini beklemesi, üstelik bunu sıcak, susuzluk ve gıda kaybı riskiyle birlikte yaşaması, ciddi biçimde sorgulanması gereken bir durumdur.

Mardin, yalnızca adı büyükşehir olan bir kent değil; hizmetiyle, altyapısıyla, yaşam kalitesiyle de büyükşehir olmayı hak eden bir kent olmalıdır.

Saraçoğlu Mahallesi’nde yaşanan bu kesinti, yetkililer için bir uyarı niteliğindedir. Vatandaşın sesine kulak verilmeli, arızaların giderilme süreçleri hızlandırılmalı, uzun süreli kesintilere karşı gerekli altyapı yatırımları yapılmalı ve kamuoyuna karşı daha şeffaf bir iletişim kurulmalıdır.

Çünkü vatandaşın sabrı da sınırsız değildir.

Mardin’de vatandaş artık yalnızca elektrik beklemiyor; hizmet, çözüm ve sorumluluk bekliyor.

Benzer Haberler