Köşe Yazısı

Terörsüz Türkiye: Analar Ağlamasın, Kardeşlik İlelebet Yaşasın

Şükran Aksin, "Terörsüz Türkiye" başlıklı yazısında; huzur, güven ve kardeşliğin güçlenmesi için toplumsal birlik ve dayanışmanın önemine dikkat çekerek, "Analar ağlamasın, kardeşlik ilelebet yaşasın" mesajını verdi.

Şükran Aksin

Köşe Yazarı · Yayın: 11 Haziran 2026, 04:40 · Güncelleme: 12 Haziran 2026, 21:36 · 4 dk okuma

167
Terörsüz Türkiye: Analar Ağlamasın, Kardeşlik İlelebet Yaşasın
Terörsüz Türkiye: Analar Ağlamasın, Kardeşlik İlelebet Yaşasın

Terörsüz Türkiye: Analar Ağlamasın, Kardeşlik İlelebet Yaşasın

Bir ülkenin gerçek gücü yalnızca sınırlarını korumasında, ordusunun kudretinde ya da ekonomik büyüklüğünde değildir. Bir ülkenin asıl gücü; vatandaşlarının huzur, güven ve umut içerisinde yaşamlarını sürdürebilmelerinde saklıdır. Çünkü huzurun olmadığı yerde üretim eksik kalır, güvenin olmadığı yerde gelecek kaygısı büyür, umudun zayıfladığı yerde ise toplumun yarınlara olan inancı sarsılır.

Ne yazık ki terör, yıllar boyunca milletimizin yüreğinde derin yaralar açtı. Nice ocaklara ateş düştü, nice analar evlat acısıyla yandı, nice çocuklar babasız, nice aileler eksik kaldı. Terör sadece canlarımızı hedef almadı; kardeşliğimizi, birliğimizi, ortak geleceğimizi ve bu topraklarda asırlardır birlikte yaşama irademizi de hedef aldı.

Oysa bizim en büyük arzumuz; gözyaşının yerini tebessümün, korkunun yerini güvenin, sessizliğin yerini çocuk seslerinin aldığı bir Türkiye’dir. Özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da huzurun kalıcı hale gelmesi, sadece bir bölgenin değil, bütün Türkiye’nin yeniden nefes alması demektir. Çünkü bu ülkenin doğusu da batısı da, kuzeyi de güneyi de aynı vatanın ayrılmaz parçalarıdır.

Terörsüz bir Türkiye; gençlerin geleceğini başka diyarlarda değil kendi toprağında aradığı, annelerin evlatları için endişe duymadığı, çiftçinin toprağını umutla işlediği, esnafın kepengini güvenle açtığı, çocukların sokaklarda korkusuzca oynadığı bir Türkiye’dir. Huzur varsa üretim vardır. Huzur varsa kalkınma vardır. Huzur varsa kardeşlik daha da güçlenir.

Bugün Türkiye’nin önünde tarihi bir sorumluluk bulunmaktadır. Terörsüz Türkiye süreci; kötü niyetli çevrelerin, provokasyonların, ayrıştırıcı dillerin ve karanlık hesapların engellemesine uğramadan kararlılıkla hayata geçirilmelidir. Bu mesele siyasi hesapların üzerinde, milletimizin ortak geleceğini ilgilendiren tarihi bir meseledir. Artık analar ağlamasın, ocaklara ateş düşmesin, gençlerin hayalleri yarım kalmasın.

Bizim kardeşliğimiz geçici değil; tarihin, kültürün, inancın, ortak acıların ve ortak sevinçlerin yoğurduğu köklü bir kardeşliktir. Bu kardeşlik ilelebet devam etmelidir. Çünkü Türkiye hepimizin vatanıdır. Bu topraklarda yaşayan herkesin kaderi ortaktır, geleceği ortaktır, sevinci de acısı da ortaktır.

Doğuda yakılan her umut ışığı, aslında Türkiye’nin yarınlarını aydınlatır. Bir bölgede huzur varsa, bütün ülke güçlenir. Bir annenin gözyaşı dinerse, bütün milletin yüreği ferahlar. Bir genç geleceğe umutla bakarsa, Türkiye’nin yarınları daha aydınlık olur.

Bugün hepimize düşen görev; huzurun kıymetini bilmek, birliğimizi korumak, kardeşliğimizi güçlendirmek ve geleceğe umutla yürümektir. Ayrılık değil birlik, korku değil dayanışma, nefret değil kardeşlik bizi güçlü kılacaktır.

Terörsüz bir Türkiye sadece siyasi bir hedef değildir; çocuklarımıza bırakacağımız en kıymetli mirastır. Bu mirasın adı huzurdur, güvenliktir, kardeşliktir, ortak vatandır.

Artık analar ağlamasın.Artık çocuklar korkuyla değil umutla büyüsün.Artık Türkiye’nin her köşesinde huzur, güven ve kardeşlik hâkim olsun.

Çünkü Türkiye hepimizin.Ve bu kardeşlik ilelebet yaşayacaktır.

 

Benzer Haberler